Çoğu kişi marka olmak ister.. Marka olmak sanıldığı kadar zor olmasa da önem vermeniz gereken çok ince hususların olduğu da bir gerçek. Kişisel markanızı kurgularken dikkat etmeniz gereken 12 tavsiyeyi sizlerle paylaşıyoruz…
Globalleşen dünyada tüketim kültürünün bir getirisi de hiç şüphesiz marka bağımlılığı… Marka olmak ise halen tartışılan bir konu… Tartışmaların arasında ön plana çıka bir başka konu ise “kişisel marka” kavramı..
2007 yılında en iyi kariyer kitabı dalında Ben Franklin ödülünü, IPPY ödüllerinde de bronz madalyaya layık görülen “Sen Bir Markasın” tam da bu konuyu ayrıntılarıyla ele alıyor. Marka yaratma ve yeniden markalandırma konularında reklamcılık sektörünün önde gelen isimlerinden biri olan Catherine Kaputa’nın kaleme aldığı kitap, kişisel marka stratejisi konusunda büyük sırlar veriyor.
İş dünyanın ikonları, yıldız sporcular, eğlence dünyasındaki isimler talep edilmek için eşsiz bir marka olmak geretiğini biliyorlar. Talep olmadan marka olmanın münkün olmadığı aşikâr… Talep edilebilmek için bir marka gibi hareket etmenin gerektiğini belirten Kaputa, bir marka gibi düşünmek ve davranmak isteyenlere yeni bir kapı açıyor. Bu kapıdan geçenler, 12 maddelik bir yapılacaklar listesiyle karşılaşıyorlar. İlk bakışta, “Bu kadar kolay olabilir mi?” hissi uyandıran listeyi hayata geçirmek için uygulanacak reçete ise açıkçası ciddi bir zihniyet değişimi, vizyon açılımı ve ciddiyet ile disiplin gerektiriyor. İsmiyle ve kişiliğiyle belli bir alanda marka olmak isteyenlere küçük bir kopya verelim ve 12 maddelik listeyi sıralayalım..
* Kendi markanın başına geç.
* Birazcık ünlü ol.
* Büyük bir kişisel marka stratejisi bul.
* Etkili konuşmayı öğren.
* Geniş bir çevre kur.
* Hedef pazarınla duygusal bağ kur.
* Farklı bir marka olmak için farklı düşün.
* Pazardaki fırsatı yakalayacağın doğru zamanı kolla.
* Seni A’dan Z’ye her aşamada taşıyacak eylem planı geliştir.
* Kişisel marka paketi yaratmak için görsel kimlik ilkelerini kullan.
* Mesajını içeren isimlerin, imza kelimelerin ve deyimlerin gücünü kullan.
* Görsel kimliğini etkinleştirmek için sembol, logo ve tasarım gücünü kullan.
Aslında bu kadar kolay olduğunun henüz birçoğumuz farkında değiliz. Kendinizi bulmanız durumunda istekleriniz ve ihtiyaçlarınızı daha iyi anlayabilir, başarıyı sağlayacak işleri ve kariyerinizi hızlandıracak adımları daha emin bir şekilde atabilirsiniz… Kendi markanızı oluşturun, hayalinizdeki işi kapın!
En sevdiğiniz giysileri ve ayakkabıları kim üretiyor? En çok hangi içecek markası size hitap ediyor? Kimin filmlerini asla kaçırmıyorsunuz? İşte veya evde bir proje üzerinde çalışırken en çok kimin yardımına ihtiyaç duyuyorsunuz?
Bütün bu sorular kalite, hitap ve güvenilirlik alanlarında diğer birçok seçeneğe rağmen tercih ettiğiniz belli bir markayı ifade eder. Önemli olan noktaysa, hakkında düşünmek hoşunuza gitse de gitmese de, dışarıda sizi ne yaptığınıza ve ne olduğunuza göre bir marka olarak gören ve favorileri arasına ekleyip eklememeleri gerektiğine karar veren birçok insan olduğudur.
Uluslar arası alanda bireysel marka yaratma konusunda uzman ve Make a Name for Yourself adlı kitabın yazarı olan Robin Fisher Roffer, bayanlara kendi markalarını oluşturma ve geliştirmeleri adına sekiz adım öneriyor:
1. Başkalarına sunacağın başlıca “ürünü” belirle(hizmet, kaynak, özel bir yetenek vs).
2. En önemli değerlerini belirle. Senin için en mühim olan şeyler neler?
3. Tutkularını belirle. Sevdiğin şeyler ve fikirler neler?
4. Yeteneklerini belirle. En çok hangi konularda size ihtiyaç duyulur? Diğer insanlardan daha iyi yaptığınız şeyler nelerdir? İnsanların sizde farkına vardığı yetenekler nelerdir?
5. Yetenek ve özelliklerinizden, en iyi yaptığınız ve yapmaktan en çok hoşlandığınız beş tanesini seçin.
6. Listenizdeki özelliklerinizi sizi yansıtan bir cümle haline getirin.
7.Sizin niçin önemli olduğunuzu ve en önemli yeteneklerinizi değerleriniz,tutkularınız ve becerileriniz ışığında bir paragraf haline getirin.
8. Şimdi markanıza bir etiket ekleyin.
Kişisel antrenör olarak çalışan biri “başarılı insanları daha başarılı yapabilecek bir koç” şeklinde bir iş etiketi kullanmıştır. Paketleme tasarımcıları ve pazarlama grupları arasında stresli bir üretim aşamasında çalışan bir proje yöneticisinin etiketi ise “ hem tasarımcıların yaratıcılıklarını, hem de pazarlamanın uygulanabilirlik oranını çok iyi anlayan, etkili bir problem çözücü” şeklindedir. Danışman ve koç olarak çalıştığım pozisyonlarda benim etiketim ise: “ileriyi gören ve aynı zamanda gerçeklere bağlı kalıp hayalinizi keşfetmenizi ve gerçekleştirmenizi sağlayacak kişi”.
Etiket diğer insanların sizinle ilgili önemli noktaları hatırlamasını sağlayacak bir kısa yoldur. Bir kurumun iş dünyasındaki kadınlar arasında düzenlediği bir yemekte her kadın ayağa kalkıp kendini iş etiketiyle tanıtmıştır. Bu kurumda her kadın diğerini ismiyle olduğu kadar etiketiyle de anımsar ve bu sayede aradan birkaç ay geçince bu kadınların neler yapabileceğine ve neler sunduklarına dair yüzlerce bilgi iş hayatına sızmaya başlamıştır. Bu yöntem girişimciler ve çalışanlar için de geçerlidir.
Etiketinizi hazırladıktan ve kendinizle ilgili önemli noktaları listeledikten sonra bu bilgileri güvendiğiniz biriyle paylaşmanızın zamanı geldi demektir. Onları bir sır olarak tutmak hiçbir işinize yaramaz.
Hayallerinizi ve amaçlarınızı kimseyle paylaşmamak kariyerinizde hayal kırıklığı yaşamınıza sebep olabilir. Bu yüzden markanızı oluştururken size destek verecek ve yapıcı eleştirilerde bulunacak birinden yardım alabilirsiniz. Belki ilerde siz de onun marka danışmanı olursunuz. Hatta birkaç kişinin bir araya gelip birbirinin marka stratejilerini ve aktivitelerini değerlendirmeleri çok daha etkili bir yöntemdir.
Markanızı yaratmak ve geliştirmek doğal ve devam eden bir süreçtir. Bu yüzden kendinizi ve işinizi devamlı gelişim içerisinde düşünün ve markanızın kariyerinizdeki ilerlemeleri ve gelişmeleri yansıttığından emin olun.
(Kariyer-tavsiyeleri.monster)